12.01.2019

İngiltere’ye gitmiş birinin gözünden İngiltere

İngiltere’ye gitmiş birinin gözünden İngiltere
Haberin Yazısını Oku

İngilizce öğrenmek için ne yapmam gerektiği konusunda uzun uzadıya bir araştırma içerisine girmiştir. Bir dönem evde videolu eğitimleri izledim, sonra ücretsiz İngilizce kurslarında vakit geçirdim, bir dönem de özel kurs alarak İngilizce öğrenmek istedim. Aslında her birinin bana kattığı farklı değerlerin olduğunu inkâr edemem ama şu bir gerçek ki gerçekten İngilizce öğrenmek için bu seçeneklerin yeterli gelmediğini kabul etmek gerekiyor. En nihayetinde ülkemizin resmi dilinin Türkçe olması kendi başına bir dezavantajdır. Mesela evde videolardan ders çalışırken, ikide bir annemin bir şeyler sorması ya da dışarı çıktığımda İngilizce konuşma fırsatı bulamadığım için pratik yapamamam, İngilizce öğrenmemi bir hayli zorlaştırıyordu. En sonunda bu işin böyle olmayacağına karar verdim ve yurtdışında nasıl eğitim alabileceğim üzerine araştırmalar yapmaya başladım. Doğrusunu söylemek gerekirse birçok ülke hakkında araştırma yaptım. Amerika, Kanada, İrlanda, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi ülkelerin eğitime verdikleri önemden ülkelerin yaşam biçimine kadar birçok alanda incelemeler ve araştırmalar yaptım. Ama bunların hiçbiri benim için yeterli gelmedi ve sonunda İngiltere dil okulları ile ilgili bir takım araştırmalar yaptım işte o zaman ikna oldum ve “İngiltere benim için ideal bir ülke” demeye başladım. Tabi araştırmalarıma son vermeden okullar hakkında da araştırma yapmaya devam ettim ve en nihayetinde İngiltere konusunda kendimi ikna ettim ve hazırlıklarıma başladım. 


İngiltere’ye gidişim…

İngiltere, televizyonlarda gördüğüm gibi bir ülke miydi? Tabi ki bir kısmına “evet” diyebilsem de bazı bölümleri için aynı şeyi söylemek mümkün olmayacaktır. Aslında İngiltere’de de bir takım sorunlar yaşanabiliyor. Kendimce evde öğrendiğim ufak çaplı İngilizce derslerinin ülkede barınmam için yeterli geldiğini düşünüyordum ama gerçek böyle değil. Her ne kadar cümle kurma, kelime ezberleri gibi bir takım şeyleri öğrensem de pratikte bunu kullanmanın hiç de kolay olmadığını gördüm. Mesela bir markete gittiğimde aslında ne istediğimi biliyordum kendi kendime konuştuğumda derdimi anlatabiliyordum da ama pratik bir konuşma için yeterli gelmediğini burada gördüm. Tabi kayıt işlemleri için bir takım araştırmalar yapmıştım ve bir kurum yardımı ile İngiltere dil okulları kayıt işlemlerini gerçekleştirmiştim. En nihayetinde dersler başladığında çok eksik olduğumu anlamıştım. Başlarda neden beni en düşük seviyeden eğitime tabii tuttuklarına pek anlam veremesem de yoğunlaşan derslerden sonra bunun nedenini kesinlikle öğrendiğime ve ancak bu seviyeden başlarsam daha net İngilizce konuşacağıma ikna oldum. İngiltere’nin Bristol kentinde bir okulda eğitim görmüştüm. İlk zamanlar biraz tuhaf geliyordu. Sınıfta benden hariç farklı ülkelerden gelen çok sayıda öğrenci vardı ve bazılarına ilk andan itibaren ısınmıştım ama dil farkından dolayı bir türlü derin bir muhabbete giremiyorduk tabi zaman geçtikçe ve biz de İngilizceyi daha iyi öğrenmeye başladığımızda artık bu muhabbetlerin koyu muhabbetlere aktığını fark ettim.



Bence kesinlikle değer…

İngiltere, kendi başına yaşanması gereken değerlere sahip bir ülkedir. Burada kaldığım süre boyunca sadece Bristol’de kalmadım. Boş zamanlarımı değerlendirmek için Londra başta olmak üzere birçok şehrini gezme fırsatı yakaladım. Her ne kadar kültürel anlamda bizden çok farklı olsalar da İngiliz insanlarının sıcak ve samimi olduğuna inanıyorum. İngiltere dil okulları ile eğitim almış biri olarak bence kesinlikle İngilizce öğrenmek için klişe tekniklerle zaman kaybetmeyin ve imkanınız varsa araştırmalarınızı yapmaya başlayın. Eminim benim görmediğim diğer tüm güzellikleri, olumlu ve olumsuz yönleri siz de göreceksiniz.

Detaylı bilgi için https://www.bogaziciedu.com/ingiltere-dil-okullari/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.